Son Osmanlı Yandım Ali
Oyuncular: Kenan İmirzalıoğlu, Cansu Dere, Emin boztepe, Engin Senkan, Öner Erkan, Anna Babkova, John Baker
Süre: 120 dk
Ülke: Türkiye
Imdb Puanı: 8.4 (503 oy)
Beyazperde Puanı: 8.5 (3042 oy)
Tür: Savaş/Tarih/Dram
Konu: Osmanlı gazisi yandım Ali’nin kurtuluş savaşı arefesindeki öyküsü.
Not: Aşağıdaki eleştiride spoiler olabilir de olmayabilir de..
Baştan söyleyeyim hiç beğenmedim.
Oyunculukla başlamak gerekirse Kenan İmirzalioğlu’nun bildiğimiz odundan hiç bir farkı yok. Tamam güzel adam yakışıklı,karizmatik,seksi.. Fiziksel olarak her türlü özelliği var ama oyunculuk yeteneği “0″. Bu role şöyle bir düşündüm kim olurdu diye ve aklıma gelen tek isim Tatar Ramazandaki yaşı ile Kadir İnanır. Kesinlikle başka hiç kimse bu role yakışamazdı. Kenan İmirzalioğlu da sanırım bu aday sıkıntısından akla gelen tek isim olduğu için oynadı. Cansu Dere’ye odun demiyorum çünkü kendisi filmde bir ruhtu. Ruh olan birine de odun denemez sanırım.. Mustafa Kemal rolündeki eleman elinden geleni yaptı ama bir yere kadar. O karizmayı ekrana yansıtabilecek hiç bir oyuncu yok. Rutkay Aziz bile yansıtamadı… Engin Şenkan sanki hâla Bizimkiler dizisinde abi rolünde, hiç samimi değildi.. Aslında böyle teker teker ele almaya gerek yok. Filmdeki oyunculuk genel anlamda bir facia.
Konuyu işleyişi değerlendirirsek yine geçer not alamıyor. Özellikle Kenan ile Cansu’nun o samimiyetten uzak aşk sahnelerinde sinir krizleri geçirdim. Yalnız Kenan’ı öldür hakkını yeme iyi öpüşüyor. Yedi bitirdi kızları. Mustafa Kemal ile Yandım Ali’yi dengelemeye çalışsa da film tamamen Ali’nin üzerinden gitti. Hatta filmin konusu olarak belirttiği “Yandım Ali Mustafa Kemal ile karşılaşınca hayata bakışı değişir” kısmını anlattıkları anlar o kadar kötüydü o kadar kötüydü ki ben bile kaçar Viyana’ya giderdim. İçimizdeki hainlik dışarıdakilerden daha fazla ve daha kötüdür. Filmde onlarca işbirlikçi var. Sosyal mesajdı bu işte..
Gelelim filmin teknik yönüne. Söyleyebilirim ki bildiğin hollywood taklidi. Patlayan binalı arka fon ile havada uçan Kenan ve Cansu’yu görünce Allah cezanızı verecek dedim. 3.sınıf filmlerde bile görülmeyecek rezaletteki bu sahne filmden büsbütün soğumamı sağladı ve bu andan sonra önyargı tüm vücuduma hakim oldu (ohş). Hele öyle bir an vardı ki ulan ben Matrix’i mi izliyorum dedim. Ayrıca ilk defa bu filmde karnından vurulan bir adamın mermi artık nasıl falso almışsa yana doğru uçtuğunu gördüm. Ayrıca yine bu filmde kafasından vurulan bir adam yere düşene kadar bir çatışmanın yaşanıp sona erdiğini gördüm. Ne slow moşınmış bea.. Sonra efendim patlamayla sahilden denize uçan Kenan’ın sahilden 100-200 metre sonra yüzeye çıktığını gördüm. Az daha kassa yüzme rekoru da kırardı yandığımın Ali’si.. Son olarak da Kill Bill’den bir esinlenme vardı. Boynuna saplanan çiviyi çıkartınca fışşşşş diye kan fışkırdı. Aynısıydı ya bildiğin Kill Bill mübarek.
Ve müzikleri.. Belki de filmin en güzel kısmı müzikleri idi. Hani bazı filmler vardı müziği filmin önüne geçer..İşte bu film de o filmlerden.. Rumca’dan Yunanca’ya,Türkçe’den Kongoca’ya (kafiye olsun diye) nefis müzikler vardı.. Verdiğim oyun diğer yarısı da müziklere..
Sonuç: Güzel olabilecek bir konunun hollywood klişeleri ve kötü oyunculuklarla berbat edilmesi..








Kenan’ın oyunculuğunu severim de ben bu filmi de izlemedim… Bi bakayım geliyorumm