10 Ekim'de gösterime giren Tropik Fırtına'da Ben Stiller, Jack Black, Brandon T. Jackson, Robert Downey Jr., Valerie Azlynn, Tom Cruise oynuyor. Bilgi ve Fragman için TIKLAYIN
Burn After Reading'de George Clooney ve Brad Pitt başrollerde oynuyor, Coen Kardeşler yönetiyor. Bilgi ve Fragman için TIKLAYIN
Guillermo del Toro'nun yönettiği Hellboy II - The Golden Army (Altın Ordu) 26 Eylül'de vizyona girdi. Ayrıntılı bilgi ve fragman BURADA
Yazı spoiler içermektedir. Filmi izlemediyseniz okumamanızı tavsiye ederim.
Yılın 30 gününü güneşsiz geçiren bir şehir.. Şehre karanlığın çökmesini bekleyen bir insan grubu..
2 saat süren bu korku filmi gerektiğinden fazla uzun. Neden? Bir defa konunun işlenişi gayet yüzeysel. Şehirde güneş batar, vampiler gelir, insanlar bu kan emicilerle mücadeleye başlar. Atmosfer olarak The Thing filmini anımsadığımı eklemeliyim. Film boyunca sadece koklatılmış ama finalinde “giriş ve gelişmeden” daha çok vurgulanmış aşk teması hiç samimi değildi. Finalinde vampirlerin güneş doğunca toz haline gelme meselesi de direkt Blade’i akla getirdi. Kahramanımızın (Josh Hartnet) vampirleri ağaç budar gibi kesmesi gülümsetiyor, dehşete düşürmüyor..
Josh Hartnett rolünün hakkını vermiş. Melissa George da yardımcı oyuncu olarak başarılı sayılabilir. Efektlere değinmek gerekirse pek etkileyici olduğunu söylemek zor. Vampirlerin yüzüne pudra sürüp yapay diş takmak artık alışıldık. Herhangi bir insan da bunu yapabilir. Filmde orijinal olarak kahramanın kendine vampir kanı enjekte edip onlarla savaşması söylenebilir. Alt metinde fedakarlık vurgulanmış diyelim de film hepten boş olmasın.
30 days of night; 2 saat süren, bildiğimiz vampir filmlerine pek bir şey katmayan ama aynı zamanda da sıkmayan bir film izlemek isterseniz gayet idealdir.
Bölüm: Korku | Tarih: 3 Temmuz 2008 | Okunma: 144 defa | 3 Yorum »
Forgetting Sarah Marshall: 4 Temmuz’da gösterime girecek filmin başrollerinde Mila Kunis, Jason Segel ve Heroes dizisinden tanıdığımız Kristen Bell var. Genç yönetmen Nicholas Stoller’in yöneteceği yapım romantik komedi türünü sevenler için. Filmin sloganları; “From the guys who brought you “The 40-Year-Old Virgin” and “Knocked Up” ” , “The ultimate romantic disaster movie” , “A comedy about getting dumped, and taking it like a man”. Bu iki film kadar güzel olduğunu düşünüyorum. 7.8 ‘lik IMDB puanı da bunun bir göstergesi.
Pathology: Heroes’in Peter Petrelli’si Milo Ventimiglia’nin oynadığı Pathology gerilim filmlerini sevenler için ideal gibi görünüyor. AFM’nin internet sitesinden konunun bire bir aktarımı “Harvard’dan tıp diplomalı Ted Gray, üç aylık adli tıp stajı için çok iyi bir patoloji uzmanı olan Jake Gallo ile tanışır. Her ikisi de kendilerinin en anlaşılmaz ölüm sebeplerini ortaya çıkarmada eşsiz olduklarına inanmaktadır. Jake, Ted’i hangisinin daha mükemmel bir cinayet işleyeceğine dair ölümcül bir oyuna davet eder. İki parlak doktor, kimin en iyi olduğunu göstermek için son bir yarışa girecektir”. Resmi sitesinden fragmanını izleyebilirsiniz. http://www.enterpathologylab.com/
Hancock: 4 Temmuz’da gösterime girecek bir diğer film ise Will Smith’in başrolde oynadığı ve burada incelediğimiz Hancock.
→ Made Of Honor: Haftanın romantik komedi filminde Patrick Dempsey ve Michelle Monaghan başrollerde. En iyi arkadaşını sevdiğini yıllardır ona açıklayamayan erkek kahramanımız, kızımızın evleneceğini söylemesiyle panikler ve bu kızı kaçırmamalıyım diyerek bir takım eylemlere girişir. Yapacak daha iyi işiniz yoksa sevgiliyi alıp çerez niyetine izlenebilir.
→ Apartment 1303: Bu haftanın korku filmi bir Japon yapımı. Türkçeye Lanetli Ruhlar şeklinde çevrilmiş filmin yönetmeni Ataru Oikawa. IMDB’den pek geçer not alamasa da fragmanını yeterince etkileyici bulduğumu söylemeliyim. Adından da anlaşılacağı gibi 1303 numaralı dairenin kötü bir hikayesi vardır. Buraya taşınmaya karar veren kızımız da bu hikaye ile yüzleşecektir.
Saw V’i de II, III ve IV’ün yönetmeni David Hackl yönetiyor. Jigsaw yine ve tabi ki Tobin Bell. Amerika’da 24 Ekim 2008′de gösterime girecek. Henüz bir fragman ya da afiş mevcut değil. Filmin çekimleri tamamlandı şu an montaj aşamasında.
Filmin yapımcılarından Mark Burg serinin 5.filminde yeni karakterler ekleneceğini ve 6. film ile alakalı karakterlerin de yer alacağını söylemiş. Ayrıca film içerisinde seyirciyi çok şaşırtacak 2 bölüm bulunacağını belirtmiş. Yine Mark Burg “daha önceki saw filmlerinden 2 kat daha fazla kan olacak” demiş. Diğer gelişmeler için:
Changeling kelime manası ile “bebekken başkası ile değişmiş çocuk, perilerin değiştirdiği çocuk” demek.1Clint Eastwood‘un yönettiği ve başrollerinde Angelina Jolie ve John Malkovich‘in yer aldığı film 2008 sonbaharında gösterime girecek. Bebeği kaçırıldıktan sonra geri getirilen bir annenin, geri gelen bebeğin kendisininki olmadığını farketmesi ile başlıyor ve olaylar gelişiyor. Cannes film festivalinde gösterilmiş ve IMDB puanına bakılırsa çok beğenilmiş. 140 dakika süren filmin diğer adı “The Exchange”.
Başrollerinde Nicholas Cage’in oynadığı bir yeniden yapım (remake). Orijinali 1999 yılında çekilmiş. Yönetmenleri Oxide Pang ve Danny Pang filmi yeniden çekmeye karar vermiş. Nicholas Cage bir suikastçiyi canlandırıyor.
Gelecek hafta cuma günü vizyona daha önce incelediğimiz iki film giriyor. Bir tanesi The Happening , diğeri ise The Incredible Hulk. Film adlarına tıklayarak resim galerisi ile fragmanlara ve bir kaç bilgiye ulaşabilirsiniz.
Bu hafta gösterime girecek diğer iki filmden biri Frontière(s). Bir grup banka soyar ve polisten kaçarken bir otele düşer. Otelin sahipleri bekledikleri gibi değildir.. Yağmurdan kaçarken doluya tutulmayı anlatan bir yapım. Yazının Devamı
Hakan artık Laçin’i unutup, Pelin’e karşı iyi bir eş olmaya karar vermiştir. Pelin ise yaptığı planın sorunsuz işlemesinin keyfini çıkarmaktadır. Güzin’in, Hakan’ı arayarak Laçin’e karşı umutlandırdığını öğrenince, O’nunla konuşur ve sert bir dille Güzin’i uyarır.
Dilber, çocuğunu aldırmak için Laçin’le birlikte doktora gider. Fakat sırası geldiğinde korkar ve vazgeçer. Bu olay Burak’ı çok kızdıracaktır. Bu sırada Selim Bey, Laçin’e bir ev kiralamıştır. Dilber, Laçin ve Selim Bey orada buluşarak hep birlikte güzel bir akşam yemeği yerler. Fakat gecenin sonu Laçin için iyi bitmeyecektir.
Laçin ile Dilber mutfakta konuşmaya dalarlar. Bu sırada Selim Bey içeridedir. Laçin, Hakan’ı hala unutamadığını söyler. Dilber’den, Hakan’ın ertesi gece bir açılışa katılabileceğini öğrenir. Oraya mutlaka gideceğini söyler. Tüm bu konuşmalara kulak misafiri olan Selim Bey, sakinliğini korur. Laçin’e şimdilik bir şey hissettirmez… Yazının Devamı
The Spirit (ister ruh deyin ister hayalet) Will Eisner’in yarattığı bir çizgi roman karakteri. Pek tabi ki film de bu çizgi romanın beyazperdeye uyarlaması olacak. Uyarlayan ve yöneten Sincity, 300, Electra gibi fantastik filmleri sinemalara taşıyan Frank Miller. Ekstra olarak The Spirit Frank Miller’ın tek başına olan ilk yönetmenlik denemesi. Daha önce Robert Rodriguez ile Sincity’de çalışmışlardı. The Spirit çizgi romanı daha önce de 1987 yılında tv filmi olarak uyarlanmıştı.
Amerika’da 2008′in son haftası gösterime girecek filmin başrollerinde de herkesin beğendiği oyuncular var. Spirit rolünde Gabriel Macht, Octobus rolünde Samuel Jackson, Silken Floss rolünde Scarlett Johansson, Sand Saref rolünde Eva Mendes, Lorelei Rox rolünde Jaime King, Plaster of Paris rolünde Paz Vega oynuyor.
Ana karaktere değinecek olursak The spirit suça karşı savaşan maskeli bir kahramandır. Film Danny Colt adlı çaylak polisin “the spirit” olarak şehre dönüşü ve suçla savaşını konu ediniyor. Hikayeden ziyade izleyecilerin bu frank miller filminden beklentisi “atmosfer” , “görsellik” ve “oyunculuk” olacaktır.
√ Superhero Movie (En Süper Kahraman): Scary Movie 3 ve 4′ün yapımcılarından yeni bir komedi filmi. Burada değinmiştik. 4 Nisan’da gösterime gireceği söyleniyordu ancak 6 Haziran’a kadar sarkmış. Türkçeye de sitedekinden farklı şekilde “En Süper Kahraman” olarak çevrilmiş.
√ 21 : Harvard’a gitmek için 30.000 dolara ihtiyacı olan başrol oyuncumuz Ben ve 5 arkadaşı Prof. Rosa’dan 21 oyununda kart saymayı öğrenir ve bu işte uzman olurlar. 6 arkadaş Las Vegas’a gider. Ben’in istediği sadece gerekli parayı kazanmaktır ama ya diğerleri?
21 oyununda kart saymak çıkmış kartları akılda tutmak ve ezberlemektir. Bu bir hiledir. Büyük gazinolar, kumarhaneler bunu önlemek için birden fazla deste kullanır. Çünkü kart sayma yöntemi şans faktörünü azaltan bir yöntemdir. En iyi blackjack oyuncuları için bile birden fazla deste söz konusu olduğunda kart saymak zor bir şeydir.
Filmin başrollerinde Jim Sturgess, Kevin Spacey, Kate Bosworth, Laurence Fishburne gibi oyuncular var. Yönetmen daha önce “Legally Blonde” (Bu nasıl sarışın) filmini yöneten Robert Luketic.