Alageyik (1969)

Yaşar Kemal’ in Üç Anadolu Efsanesi kitabındaki ilk hikayeden uyarlanan filmin başrollerinde Cüneyt Arkın (Halil), Mine Mutlu(Zeynep), Bilal İnci(Karacaali ağa), Aliye Rona(Sultan Kadın) var.
Toros dağlarında bir dağ köyünde yaşayan Halil için geyik avına çıkmak bir tutkudur, komşu köyün ağası Karacaali, Halil’ in nişanlısı Zeynep’ i görmüş ve çok etkilenmiştir…

Karacaali, Halil’ in yine ava gittiği bir zamanda köyün önde gelenlerinin aklını çelerek kızın kendisine verilmesini ister, isteği yerine getirilir, düğün hazırlıkları yapılırken Halil köye döner ve nişanlısını kurtarır. Fakat Karacaali kızı unutamaz ve Halil’ i öldürmek için her türlü planı yapar.

alageyik2 Alageyik (1969)

Alageyik destanından uyarlanan ilk film 1958 yılında Atıf Yılmaz yönetmenliğinde, Yılmaz Güney başrolünde çevrilmişti, fakat bu filmi bulamadığım için izleyemedim, 1969 yapımı filmde ise yönetmen olarak Süreyya Duru var. Battal Gazi ya da Köroğlu destanı kadar meşhur olmasa da Alageyik destanıda çok meşhur bir destandır, ve içlerinde belki de en çarpıcı sonu olan destandır. Filmde de bu son çok güzel bir finalle karşımıza çıkıyor. İnsanların tutkuları, aşkları, ihtirasları kısıtlı bütçeyle yansıtılmaya çalışılıyor. Filmde Aliye Rona çok iyi performans sergiliyor.

Filmden not aldığım bazı replikler şöyle:

“keşke bende bir geyik olsaydım, dağ taş dolaşsaydım, o zaman peşimi bırakmazdın hiç, vururum diye dört dönerdin etrafımda.”

“kıskanasım geliyor geyikleri, sevdadan da öte bir tutku seninki”

“bir tanesi var ki sorma, bir alageyik, ben onun peşinde, o benim peşimde”

hikayeden bir kısmıda eklemeden olmaz:

“Halil, dal gibi bir genç. Bir de atıcı ki ehh! işi, gücü geyikler Halil’in. sırtlandı mı tüfeğini omuzuna, ver elini gavur dağları. Bir gün, beş gün olsa neyse ne! bir hafta, on gün dağda kaldığı oluyor Halil’in. Gelgelelim geride bir anası, bir de nişanlısı var Halil’in. Bir nişanlı ki, melek gibi. Halil’e de çok bağlı. Ödü kopuyor Halil dağa gidecek de gelmeyecek diye. Anası derseniz, hepten karşı halil’in geyik avına gitmesine. Ne zaman ki Halil azığını hazırlayıp atın terkisine atar heybesini; anası yapışır yularına atın; “Ey oğul oğul. Gel vaz geç şu geyik avından. Yuva yıkanının yuvası olmaz. İflah olmazsın. Sonu iyi gelmez. Gel vaz geç. Bak baban da bu yüzden iflah olmadı. Ne yapacaksın bunca geyik postunu. Yüreğim razı değil. Atalar geyik avı tekin değil demiş. Bugün olmazsa; yarın bir iş gelir geyik avlayanın başına. Kurbanın olam oğul, terk et bu işi”

1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan6 Puan7 Puan8 Puan9 Puan10 Puan (Hiç Oy Verilmemiş)




Yorum: