Klass
Uzun zaman oldu böylesine etkileyici bir film izlememiştim. Özellikle bir Estonya filminin bu kadar mükemmel olacağını hiç tahmin etmezdim. Filmi Estonyalı Ilmar Raag yazıp yönetmiş. Joosep, ailesiyle beraber yaşayan ve para karşılığı internet sitesi yapan bir öğrencidir. Joosep’in başı onu hiç rahat bırakmayan sınıfın patron tayfası ile derttedir. Fazlasıyla asosyal olan Joseep’in yardımına Kaspar koşar ancak sonuçlar hiç de beklendiği gibi çıkmaz.
99 dakika süren ve pek çok sahnesinde kendimizi bulabileceğimiz bir film. Karlovy Vary Uluslararası Film Festivali ve Warsaw Uluslararası Film Festivalinde toplam 5 ödül almış. Bir de not filmin hemen hemen tüm oyuncularının ilk filmi.
–spoiler–İZLEMEDİYSENİZ BURADAN SONRASINI OKUMAYIN–spoiler–
Filmden alınacak çok ders var ancak üzerinde durmak istediğim bir nokta var. Film boyunca itilip kakılan, sürekli hakarete uğrayan, dövülen bir genç olan Joosep’in durumu herkesi hem sinirlendirmiş hem de üzmüştür. Finale doğru çoğu izleyicinin içinde o gençleri öldürme isteği oluşmuş ve hepimiz etrafta silah aramışızdır. Özellikle son yapılandan sonra eminim bir çoğunuzun sabrı taşmıştır. Tabi ki film daha farklı işelenebilirdi. Mesela Joosep başka bir okula alınabilirdi ya da babasının dediği gibi lidere atacağı bir yumrukla artık kurtulabilirdi. Ancak böyle olsaydı filmin asıl söylemek istediğine ulaşılamazdı. Yani mantık hatası aramak gereksiz olur.
Finalde Joosep ve Kaspar’ın kendilerine yapılanların intikamını bu şekilde alması çoğu izleyiciyi memnun etmiştir. İşte bana göre asıl verilmek istenen mesaj da budur. Bir başka örneğini Death Proof adlı filmde izlemiştik. İzleyicinin intikam ve öldürme arzusunu bu derece baskın olarak ortaya çıkaran bir başka filmdi. Final sahnesinde bu iki öğrencinin yaptığı yanlışı film bizim doğru olarak algılamamızı sağlıyor. Yani izleyici kendini Joosep ve Kaspar’ın yerine koyup “öldürseler şunları” “dövseler” gibi düşünceleri içinden geçiriyor ve bir yanlışa doğru olarak inanıyor. Bana göre filmin verdiği en önemli mesaj buydu.
Öte yandan Thea, Kaspar’ı -üstelik haksız bir şekilde- terk etmesine rağmen, Kaspar ona zarar vermiyor. Bu da sevginin ve aşkın ne kadar büyük ve derin duygular olduğunu gösteriyor. Filmin sonunda Joosep’in kendini öldürmesi ancak Kaspar’ın tetiği çekememesini de “size rağmen ölmeyeceğim” şarkısı ile güzel bağlamışlar..







